GEBZE ADD Facebook'ta.

 

ZİYARETÇİ DEFTERİ

DEFTERE YAZIN...(Şu an hizmette değil.)

 Posta
Üyelerimizin  @addgebze.org uzantılı postalarına erişimi içindir
 
 
DUYURULAR‎ > ‎

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE NEDEN HAYIR 3

6 Eyl 2010 16:40 tarihinde Webmaster . tarafından yayınlandı

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ

12.9.2010 TARİHİNDE YAPILACAK

HALK OYLAMASINDA

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE NEDEN

               HAYIR              DİYOR?

 

1.          Demokrasilerde Anayasa neden önemlidir, nasıl yapılır, değiştirilir?

 

Anayasa Devletin çatısıdır.

Anayasa Devletin, rejimin esaslarını, organlarını, görevlerini, kişi hak ve özgürlüklerini belirleyen toplumsal sözleşmedir.

Kişinin can ve mal güvenliğini, hak ve özgürlüklerini doğrudan ilgilendirdiği için önemlidir.

Bu nedenle Demokrasilerde Anayasalar ilgili toplum kesimlerinin görüşü alınarak uzlaşarak hazırlanır.

Toplumsal uzlaşma, anlaşma ile hazırlanmayan Anayasalar sadece dikta rejimlerde vardır.

12.09.2010 günü halkoyuna sunulacak olan Anayasa değişikliği, hiçbir siyasi partinin, ilgili kurum ve kuruluşun görüşü alınmadan, gözetilmeden tekbir siyasi parti tarafından hazırlanmış, meclis kabul etmediği için, şimdi HALKA dayatılmakta, bilmediği birçok maddenin tümünün birlikte kabul edilmesi istenmektedir.

Böyle bir yöntem sadece Demokrasinin olmadığı sivil-asker darbe rejimlerinde vardır.

 

Anayasa değişikliğine ÖNCELİKLE bu nedenle HAYIR demeliyiz.

 

 

 

 

 

2.          Anayasa değişikliğinde 26 madde var.

Bazılarına evet, bazılarına Hayır demek isteyebiliriz.

NEDEN hepsine birden topluca oy vermek zorunda bırakılıyoruz?

 

Anayasanın 175. Maddesinde; Bu gibi hallerde meclisin, değiştirilen maddelerden hangilerinin birlikte, hangilerinin ayrı ayrı oylanacağına da karar vermesi gerektiği belirtiliyor.

Paketin toplu olarak oylanması bu Anayasa hükmüne aykırı.

Halkın özgür iradesi ile oy vermesi engelleniyor, oyuna ipotek konuyor.

Halka HAP verip, HAPI yutturmak isteniyor.

 

Demokratik kurallara aykırı olan bu yöntemle oylanan Anayasa değişikliğine SIRF bu nedenle dahi HAYIR demeliyiz.

 

 

3.       Anayasa değişikliği halkın açlığına işsizliğine ÇARE getiriyor mu? HAYIR.

 

Devlet küçüldü. Çalışanlar sokakta.

Fabrikalar, işyerleri kapandı. Çalışanlar boşta.

Devletin varı, yoğu özelleştirmelerle satıldı. Çalışanlar boşta işsiz.

Üniversite mezunları işsiz, sokakta limon satıyor.

Memuru, işçisi, esnafı, köylüsü, emeklisi, nüfusun çoğunluğu AÇLIK sınırı altında yaşıyor. Seçim zamanı zam yapılıyor, yeşil kart veriliyor, sonra geri alınıyor. Unutuluyor.

Fakirler daha fakir, zenginler daha zengin oldu.

 

Anayasa değişikliği AÇLIĞA- İŞSİZLİĞE ÇARE GETİRMİYOR.

Bu nedenle HAYIR demeliyiz.

 

 

 

4.          1982 Anayasası Darbe Anayasası idi. Özgürlükler kısıtlandı. Seçim barajı konup ulusal iradenin meclise yansıması, Demokrasi engellendi. Cumhurbaşkanının yetkileri arttırıldı. Yargı bağımsızlığı kaldırıldı, yargı yürütmeye bağlandı.

Bunlar Darbe Anayasası ile geldi. Şimdi kaldırılıyor mu? HAYIR

 

Dokunulmazlıklar duruyor. Yolsuzluktan yargılanacak olanlar Dokunulmazlık zırhı ile mecliste korunuyor.

Seçim barajı kaldırılmadı. %10 baraj duruyor. Halkın %35’inin oyunu alan, Mecliste %65 sandalyeye sahip oluyor. Demokrasi yok edilmeye devam ediliyor. Çoğulculuk değil, çoğunluğun keyfi yönetimine yol açıyor.

Siyasi partilerde lider diktası devam ediyor. Lider tüm delege ve milletvekillerini seçiyor. Parti içi Demokrasi yok. Liderin, tek adamın sözü geçiyor.

YÖK kaldırılmıyor. Üniversiteleri siyasi iktidarın emrine sokan 12 Eylül düzeni devam ediyor.

Demek ki, (12 Eylül Anayasasını değiştireceğiz) diyenler bize YALAN söylüyor.

 

Bize yalan söyleyen siyasilere ders vermeli, HAYIR demeliyiz.

 

  

 

5.           Peki Anayasa değişikliği ile ne yapılmak isteniyor?

 

Anayasa değişikliğinin tek nedeni, yargıyı TAMAMEN siyasetin emrine sokmak, böylece siyasi iktidarın, Demokrasi gereği denetlenmesini, iktidardan düşünce de hesap sorulmasını önlemek.

(A)  Anayasa Mahkemesi; yasamanın (yani meclisin) hukuka, Anayasaya, Anayasa’nın değiştirilemez niteliklerine aykırı yasa, Anayasa değişikliği yapıp yapmadığını yani HUKUKA UYGUNLUĞU denetleyen yargı organıdır.

  12 Eylül Anayasası ile yargının yargıya bırakılması, bağımsızlığı kaldırılmış, yürütmeye bağlanmış idi. Şimdi tamamen yasama (meclis) ve yürütmeye birlikte bağlanmakta, böylece  siyasi iktidarın demokrasi gereği olan denetimi engellemekte.

Siyasi iktidarın seçtikleri, siyasi iktidarı nasıl denetler?

 

(B)      12 Eylül Darbe Anayasası ile yargı zaten yürütmenin (Adalet Bakanlığının ) emrine sokulmuştu. HSYK’da tek yetkili Bakan idi.

Bu yapının sakıncalarını, demokrasiye inanmayanlar elinde yargının nasıl kullanıldığını bugün sayısız hukuk ihlalleriyle açılan davalar, tutuklamalarla görüyoruz.

Bu yapı değiştirilmeli, yargı yürütmeden (Adalet Bakanlığından, siyasetten) bağımsız örgütlenmeli idi.

Anayasa değişikliği ile bu yapı değişmiyor. Aksine Bakanın Kurul üzerindeki ağırlıklı etkisi daha da arttırılıyor.

HSYK yapısı, Anayasa mahkemesinde yapıldığı gibi, tamamen yürütmenin emrine giriyor.

Yargı bağımsız değilse, yargıç-savcı tarafsız olabilir mi?

Siyasi iktidarın seçtikleri, siyasi iktidarı denetleyebilir mi?

 

 

Demokrasilerde devlet gücü, birbirinden bağımsız örgütlenmiş organlar (yasama-yürütme-yargı) arasında paylaşılarak kullanılır ki, güç tek elde toplanıp keyfi yönetime yol açmasın.

 

 

Yasama (meclis) yasa yapar,

Yürütme (hükümet-idare) uygular,

Yargı (mahkemeler) yasama ve yürütmenin hukuka bağlı kalıp kalmadıklarını denetler.

Bu denetim demokrasinin gereğidir.

Anayasa değişikliği ile; millete ait olup Anayasa gereğince yargı eliyle kullanılan denetim yetkisi, siyasi güç (yasama ve yürütme) tarafından ele geçirilmekte, siyasi gücün Denetimsiz kalması amaçlanmaktadır.

%10 seçim barajı kaldırılmadığından halkın %35’inin oyu ile mecliste %65 sandalye sahibi olan ve bu nedenle yasama ve yürütme gücünü elinde tutan siyasi iktidar, Anayasa değişikliği ile yargıyı da ele geçirirse Devlet gücü tek elde toplanacaktır.

Devlet gücünün tek elde toplandığı böyle bir yönetim, ister askeri darbe ile ister sivil yolla olsun, Diktatörlüktür.

Böyle yönetimde kişi hak ve özgürlükleri, can, mal, güvenliği yoktur.

Çünkü adalet yoktur.

 Yargı bağımsızlığını yok eden, yargıyı siyasi güce bağlayan, Diktatörlüğe yol açan bu Anayasa değişikliğine HAYIR demeliyiz.

 

6.                Yerindelik denetiminin kapsam ve sınırlarını tartışmaya açarak, dava yolunu kısıtlayacak düzenlemelere çanak tutulmaktadır.

 

Anayasada (yargı yetkisinin yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı) tanımı zaten vardır. Yeniden konmakla, yargı yetkisini sınırlayan her türlü düzenlemenin kaldırılmasının amaç olduğu günümüzde, kamu mallarının talanına yol açan uygulamalara (2B- çevre- kıyı- orman- maden- plan- özelleştirme v.s) karşı dava açma yolunun sınırlandırılması gündeme gelebilecektir. Asıl amaç budur, gerisi Aldatmacadır.

 

 

7.                Anayasa değişikliğindeki diğer maddeler vatandaşa hiçbir hak ve özgürlük getirmiyor. ASIL AMACIN (yargının yetkilerinin kısıtlanması ve siyasallaştırılması) gizlenmesi için getirilen hükümler: Aldatmaca.

 

12 Eylül Darbe Anayasasının (geçici 15. Mad): Kaldırılsa da darbeciler yargılanamayacak. Çünkü, hukuken geriye dönük sonuç doğurmuyor. Aldatmaca.

Memura toplu sözleşme hakkı: Toplu sözleşmede uzlaşma sağlanmazsa, son söz, siyasi iktidara bağlı (uzlaşma kurul) unda. Kararı kesin, dava yolu yok. Aldatmaca.

 

Kadın, çocuk, yaşlı, engelli, şehit ailesinin korunması,

Çocuğun cinsel istismarının önlenmesi,

Kişisel verilerin korunması, fişlemenin son bulması,

Bunlar zaten Anayasa gereği sosyal devletin görevleridir. Anayasa ve yasalarda da yer alıyor. Yeniden Anayasaya konması: Aldatmacadır.

Yurt dışına çıkış özgürlüğü: Mahkeme kararı olmadan vergi borcu nedeniyle kimsenin yurtdışına çıkışı yasaklanamayacak. Vergi yüzsüzlerinin, uzayan yargısal süreçten yararlanıp, yurtdışına kaçmaları kolaylaşacak.

Diğer birkaç madde ise acil, önemli haklar getirmiyor, halkoyuna gitmeden uzlaşma ile çıkarılabilecek maddeler.

 

Sonuç: Anayasa Değişikliği:

 

Toplumun hiçbir acil ve önemli sorununa çözüm getirmiyor.

12 Eylül Darbe Anayasasının sınırladığı haklar geri gelmiyor.

Demokrasi adına temel hak ve özgürlüklerin önü açılmıyor.

Siyasi İktidar: Sadece keyfi yönetiminin ve Cumhuriyetin “Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti” niteliklerinin değiştirileceği, “ulusu ve ülkesi ile bölünmez bütünlüğünden” vazgeçeceği yeni bir Anayasal düzenin önündeki YARGI ENGELİNİ AŞMAK, DENETLENMEMEK, HESAP VERMEMEK İÇİN KENDİ YARGISINI KURMAK istiyor.

  

YÜCE TÜRK ULUSU

 

Seçimlerde hangi partiye oy vermiş olursan ol,

Bu bir seçim değil. Senin Geleceğin.

Kendi geleceğine, çocuğunun geleceğine, ülkenin geleceğine, KARAR VERİYORSUN.

Ülkeni bölenlere, geleceğini karartacaklara alet olma, izin verme.

 

Aydınlık yarınlar için Anayasa Değişikliğine hep birlikte HAYIR diyelim.

 

MÜHRÜ

  KAHVERENGİYE

 

 

BAS!